18. ve 19. yüzyıllarda Avrupa ve Amerika’da büyük devrimler yaşanmış en önemlisi İngiltere'de başlayan Sanayi Devrimi, dünyada sosyal ve ekonomik anlamda büyük gelişmeler yaşanmasına sebep olmuştur. Yeni dünya düzeni oluşmaya başlamış, yaşanan bu değişimlerden, Avrupa'nın sanayileşmesinden  bütün para sistemleri etkilenmişti.  

Ücrete odaklı, sanayileşmiş, kentli bir toplumun yükselişiyle beraber bozuk paraya ilişkin düzenli sipariş ve temin problemleri de gündeme geldi. Böylece 19. yüzyılda, sanayileşmiş ülkelerin çoğunda bozuk para olarak kullanılmak üzere cüz’i miktarda madeni para, bu amaçla gümüşün yerini alan bakır ve bronz ile düzenli bir şekilde temin edildi.

Bakır - nikel alaşımı ve daha sonra alüminyum - paslanmaz çelik olarak üretilen bu yeni metal ve alaşımlar, bozuk para olarak adlandırıldı ve sikkelerin üretiminde kullanılmaya başlandı. 19. yüzyılın sonlarında, sanayileşmiş Batı’nın karmaşık para birimlerine dayalı ihtiyaçlarını karşılamak için daha iyi idare edilebilen bir sistem içinde bir araya getirilmesi kararlaştırıldı.

1867 yılında Fransa, Belçika, İtalya, İsviçre ve bir dizi diğer devletin ortak ağırlık ve saflık standartlarını bir sikke sistemiyle birleştirdiği Latin Para Birliği (Latin Monetary Union) hayata geçti.

Yine aynı zamanda İskandinav Para Birliği (Scandinavian Monetary Union) Danimarka, İsveç ve Norveç'i aynı sistemde birleştirdi. Böyle bir girişimde bulunmalarındaki amaç farklı ülkelerin paralarını uyumlu hale getirerek ticareti geliştirmekti fakat Birinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı küresel finansal krizde her iki sistem de dağıldı ve üye ülkeler kendi para birimlerini ihraç etmeye başladılar.

Para, insanoğlunun ihtiyaçlarına ayak uydurmuş, 18. ve 19. yüzyılda yaşanan sosyal ve ekonomik gelişmeler bozuk paranın kullanımını gerekli kılmıştır. Bozuk paranın yanı sıra Modern dönemde paranın gelişimini detaylı olarak bu yazımızda okuyabilirsiniz.