Girişimciliğe başlamanın pek çok kişisel sebebi olabilir: Kurumsal hayattan sıkılmak, hayalindeki işi yapmayı arzulamak, çok para kazanmak istemek... Sebep ne olursa olsun ben her girişimcinin, ilk adımını attığı o anın eşsiz olduğuna inananlardanım. O anın her girişimcinin kendi serüveninde önemli bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum.

Bu yazıda da kendi girişimcilik hikayelerine olmadık sebepler veya yöntemler ile başlamış girişimcilere yer verdik. Huzurlarınızda Girişimciliğe Hiç Olmadık Sebeplerle Başlayan 7 Girişimci:

1. Terk Edilen Nişanlı: Josh Opperman

Josh Opperman'ın girişimini kurmasına sebep olan o malum yüzük.

Josh Opperman, nişanlısı onu terk ettiğinde üç aylık nişanlıydı. Yaşadığı duygusal çöküntü bir yana Opperman'ı girişimciliğe iten ise eski nişanlısından kalan yüzüğü geri vermek zorunda kalmasıydı. 10.000 dolar karşılığında aldığı yüzüğü kuyumcuya geri götürdüğünde ona teklif edilen miktar sadece 3.500 dolardı. Bu çok açık bir soygundu!

Josh Opperman bu soygunda bir fırsat gördü ve bozulan nişana bir gönderme olarak "I Do, Now I Don't to" adında siteyi kurdu. Sitenin ilk amacı kaliteli mücevherler için Craigslist gibi, satıcılara yüzükleri için adil bir fiyat ve alıcılara da perakende fiyatlarından büyük bir indirim almayı sunmaktı. Aynı zamanda site, piyasadaki kalite güvencesi sorununu da çözecekti.

Öyle ki satılacak mücevherler için site emanet görevi görür. Bir ürün satıldığında şirket; parayı elinde tutar, mücevheri sertifikalı bir gemolog (Değerli taşlar uzmanı) tarafından kontrol ettirir ve öğeyi yalnızca satıcı tarafından belirtilen kaliteye uygunsa devreder. Bu özellikleriyle I Do, Now I Don't to girişimi kısa sürede üne kavuşur ve mücevher satışı için önemli merkezlerden biri haline gelir. Başarısız bir nişanlılık Josh Opperman için başarılı bir girişim haline gelir.


2. Arabası Sürekli Bozulan Bir Adam: Ferruccio Lamborghini

Enzo Ferrari ile görüşememesine kızıp kendi arabasını çıkaran Ferruccio Lamborghini

Ferruccio Lamborghini aslen traktör yapan bir çiftçiydi. Hem tarımda hem de traktör işinde çok başarılıydı ve İtalya'nın en zenginleri arasındaydı. Traktör yapan birinde beklendiği üzere araba meraklısıydı da. Dönemin diğer süper arabaların yanı sıra Ferrari'ye de sahipti.

Ancak sahip olduğu Ferrari ona sürekli sorun çıkarırdı. Arabalardan az çok anlayan bir tamirci olarak sorunu çözmeye çalıştı ve Ferrari'sinin traktörlerinden birinde kullanılan debriyajın aynısına sahip olduğunu bu şekilde öğrendi.

Ferrucio, bir debriyajın yeniden yapılması veya yenilenmesi için düzenli olarak servise gitti ve her seferinde, arabası birkaç saatliğine götürüldü ve tamir edilmesini izlemesine izin verilmedi. Debriyajla ilgili sorun hiçbir zaman çözülmedi, bu yüzden Ferrucio Enzo Ferrari ile konuşmaya karar verdi. Onu çok uzun süre beklemek zorunda kaldı.

Sorunu bir türlü çözülemeyen Ferruccio Lamborghini, sonunda kendi arabasını yapmaya karar verdi: Ferrari'ye duyduğu kızgınlığı yatıştıracak, Ferrarinin aksine düzgün idare edilebilecek ve sonunda onu alt edecek bir araba. Böylelikle de Lamborghini markası doğdu.


3. Pokerden Gelen Para: David Daneshgar

Poker Dünya Şampiyonu unvanını girişim kurmak için kullanan David Daneshgar

Bazen girişiminizi kurmak için en büyük eksiklik kaynaktır. Sıradaki girişimci de bu eksikliği çoğumuzdan farklı bir yolla gideren bir isim. David Daneshgar ve iki arkadaşı, çiçekçileri müşterilerle buluşturan bir çevrimiçi pazar yeri girişimi kurmak istiyordu. Ancak bunun için nakitleri yoktu. Daneshgar bu işi kolay yoldan çözmeye karar verdi: Poker oynayarak.

Bu nokta bir şeyi açıklamak gerekiyor, David Daneshgar kelimenin tam anlamıyla poker canavarıydı. 2008'de World Series of Poker'i kazanan Daneshgar, bir poker turnuvasına katılmak için 1000$ harcadı. Turnuvanın ödülü olan 30.000 dolarlık çek ise tesadüfen, tam da ihtiyaçları olan para miktarıydı. Gergin final turunun sonunda arkadaşlarını arayan Daneshgar, onlara tam da duymak istediklerini söyledi: "Çiçek zamanı." Kısa bir süre sonra da üç arkadaş girişimleri BloomNation'ı kurdu.


4. Sahte Protestolar ile Zirveye Yerleşmek: Marc Benioff

Salesforce'u etik sayılmayacak yollarla zirveye taşıyan Marc Benioff

Dünyadaki en iyi ürüne, markaya veya fikre sahip olabilirsiniz. Ancak tüm kapitalist gürültünün arasından bunu insanlara gösteremezseniz, o zaman hayalinizi gerçeğe nasıl dönüştüreceksiniz? Sırada girişimi kurmaktan çok onu tuhaf ve göreceli olarak etik olmayan bir şekilde zirveye çıkarmanın hikayesi var. Zira Marc Benioff tüm sahne ışıklarını üstüne çekmek için her yol mubah olduğunu savunanlardan.

Bulut teknolojisi girişimi Salesforce'un kurucularından biri olan Mark Benioff, abartılı ve bazen kışkırtıcı pazarlama hileleri bulmasıyla ünlüdür. Bu pazarlama hilelerinden en ünlüsü, bir keresinde rakibi Siebel Systems konferansında pankartlar, ilahiler ve hatta sahte bir TV ekibiyle dolu sahte bir protesto düzenlemesiydi.

Kurulalı bir yıl Salesforce, dikkatleri rakipleri Oracle ve Siebel Systems'in üzerinden kendilerine çekebilmek için pis denebilecek bir yol izler: 22 Şubat 2000'de San Francisco'daki Siebel Kullanıcı Konferansında sahte bir protesto düzenlemek. "Yazılımın sonunu" vaaz eden mesajlarla büyük pankartlar taşıyan bir kitle, protestonun yanından geçen konferans katılımcılarına yazılım karşıtı sloganlar atıyordu. Yine Kanal 22, bu protestoyu haber yapmak için olay yerindeydi. Laf aramızda kalsın, o zamanlar Kanal 22 diye bir kanal yoktu.

Aslında, tüm bu protesto Salesforce CEO'su Marc Benioff tarafından Salesforce'a ve yaptıklarına açıkça dikkat çekmek için sahnelenen bir pazarlama gösterisiydi. Bu gösteri meyvesini verdi ve bir anda şirketler, sektörde yeni olan ancak her şeyi yapabileceğini gösteren Salesforce'a gözleri çevirdi. Dünyanın bir numaralı bulut teknolojisi girişimi haline gelen Salesforce, ilk adımını bu küçük tiyatro oyunu ile atmış oldu.


5. 1009 Kez Reddedilen Albay: Harland David Sanders

1009 kez reddedilen ve sonunda tek kabul ile bugün dünyanın en sevilen yemek zincirlerinden birini kuran Harland David Sanders

Harland David Sanders yıllarca farklı işlerde çalışmış ve emekli olduğunda 99 dolarlık ilk sosyal çekini almıştı. Parası yoktu, küçük bir evi ve hırpalanmış bir arabası vardı. 62 yaşına gelmiş olması bir şeylerin değişmesine karar vermesine engel olmadı. Arkadaşları onun tavuk tarifini çok severdi. Bunun, sahip olduğu tek yeni fikir olduğu gerçeği üzerine harekete geçmeye karar verdi.

Önce Kentucky'den ayrıldı ve fikrini satmak için farklı ABD eyaletlerinde seyahatlere başladı. Uğradığı restoran sahiplerine, insanların beğendiği bir tavuk tarifi olduğunu ve satılan ürünlerden küçük bir yüzde karşılığında ücretsiz olarak vermeye hazır olduğunu söyledi. Her gittiği restorandan ret aldı.

İlk "Evet"ini almadan önce tam 1009 kez reddedildi. Ancak bir kabul başarılı olması için yetti. Utah, Salt Lakeli Pete Harman ile birlikte Kentucky Fried Chicken adında bir restoran zinciri kurdu. Bu bir başarı ile Albay Hartland Sanders, girişimini tüm dünyanın yemek alışkanlığını çevirecek bir marka haline dönüştürecekti.


6. Tek Bir Reklam ile Yakalanan Başarı: Kevin Plank

Kevin Plank bir reklam filmi ile NFL liginin ana spor ürünleri tedarik markası haline gelir.

Üniversiteden yeni mezun olan Kevin Plank, okul yıllarında çiçek satarak ve günlük işlerde çalışarak topladığı para ile kredi kartının ona sağladığı ilk nakdi kullanarak girişimini kurmaya karar verir: Under Armour. İşleri babaannesinin evinde ona açtığı odada yürüten Plank'ın amacı teri emen bir futbol forması üretmekti.

Tasarladığı başarılı prototip ile kolej futbolundaki bağlantılarını kullanarak ilk ürünlerini satmayı başarır. Ancak sonuçlar hala tatmin edici değildir. Bu sebeple Kevin Plank şirketin tüm bütçesini son kurşun olarak ESPN dergisinde yayınlanacak bir reklamda kullanmaya karar verir.

Bu kurşun hedefi on ikiden vurur ve Under Armour bir anda büyük ilgi görmeye başlar. Reklam sayesinde, NFL takımları ve sporcuları Under Armour ürünlerini toplu olarak satın almaya başlar ve şirket o yıl 1 milyon doların üzerinde satış elde eder.

O zamandan beri itina ile büyümeye devam eden Under Armour bugün dünyanın en önemli spor giyim markalarının arasında yer alıyor. Kevin Plank ise şirkette hala CEO görevinde ve şu anda 20.000 kişilik bir işgücünün yanı sıra 5 milyar dolarlık yıllık geliri de yönetiyor.