Bir girişimin veya işletmenin en büyük hedefi şüphesiz gelişmektir. Bu gelişme girişimin baştan sona bir bütün olmasıyla ilişkili olmakla birlikte yapılacak işte kurulan iş modeli bu sürecin en önemli adımlarından biridir. Yani bütünü bir binaya benzetecek olursak; iş modelini de inşaatta atılan temele benzetsek sanırım yanlış olmaz. Ortaya çıkacak ürünün pazara uygun olması iş modeliyle yakından ilgili olan bir konudur.

İş modeli nedir?

İş modelini, işletmenizin para kazanmak için sahip olduğu ana plan olarak tanımlayabiliriz. Müşterilerinize uygun bir maliyetle nasıl değer kattığınızın bir açıklamasıdır. İş modeli, satmayı planladığınız ürün veya hizmetlerin açıklamalarını, hedef pazarınızın kim olduğunu ve gerekli harcamaları içerir.

Bu model, girişimcilerin maliyetleri ve gelir akışlarını yapılandırmak için farklı yolları denemelerine, bu yolları test etmelerine ve modellemelerine olanak tanır. Yeni başlayanlar için, potansiyel iş modellerini keşfetmek, iş fikrinizin uygulanabilir olup olmadığını belirlemenize, yatırımcıları çekmenize ve genel yönetim stratejinize rehberlik etmenize yardımcı olabilir. Yerleşik işletmeler için ise finansal tahminler geliştirmek, kilometre taşları belirlemek ve iş planını gözden geçirmek için bir temel taşı niteliğinde işlev görür.

İngiliz girişimci John Elkington ve Richard Johnson ise iş modelini şöyle tanımlamışlardır: "Teknoloji potansiyelini gerçek pazar ihtiyaçları ve tüketici talebi ile birleştiren şey."

Bir iş modelinin temel bileşenleri nelerdir?

Peki bir iş modeli için gerekli olan bileşenler nelerdir? Modeli tasarlarken işletmelerin ihtiyacı olan alanlar hangileridir? İş modeli en basit ve yalın haliyle, üç bölüme ayrılabilir:

  1. Bir ürün ortaya koymak için ihtiyacı hissedilen her şey: Tasarım, hammadde, imalat, işçilik. Bunlar zaten herhangi bir şey yaparken gereken araçlardır.
  2. Ortaya koyulan ürünü satmak için gereken her şey: Pazarlama, dağıtım, hizmet sunma, satış, satışı işleme.
  3. Ödeme Sorgulaması: Fiyatlandırma stratejisi, ödeme yöntemleri, ödeme zamanlaması gibi.

Görüldüğü üzere, bir iş modeli basitçe, sahip olduğunuz maliyet ve harcamaların, ürününüz veya hizmetiniz için ne kadar ücret alabileceğinize dair yaptığınız araştırmadır. İş planınızın fırsat ve strateji bölümlerinde tanımladığınız her şeyi bir araya getirir. Bunlar arasında; hedef pazarınız, değer teklifiniz, satış ve pazarlama faaliyetleriniz gibi durumlar bulunur.

Başarılı ve doğru iş modeli nasıl oluşturulur?

Kullanabileceğiniz iş modeli türleri, yukarıda anlattığımız farklı bileşenler başta olmak üzere hedef kitleniz, ulaşmak istediğiniz sonuçlar gibi yapmış olduğunuz çalışmalar ile doğrudan bağlantılıdır. Bazı benzer modellere sahip olduğunu sandığımız işletmeler dahi içeriğine baktığımızda birbirlerinden ayrılabilir. Örneğin; Electronic Arts ve Epic Games gibi video oyunu geliştiricilerini düşünün. Electronic Arts'ın geleneksel bir oyun iş modeli vardır ve ödemeyi oyun başına olacak şekilde 60$ şeklinde alır. Epic Games ise, Fortnite gibi oyunların ücretsiz indirildiği ve oyuncuların oyun içi yükseltmeler için ödeme yaptığı bir “freemium” sistemi kullanır.

Fortnite, Nisan 2018'de EA'nın merakla beklenen Star Wars Battlefront II'nin ilk ay satışlarının neredeyse altı katını kazandığı için strateji yarışında bir adım öne geçtiğini söyleyebiliriz. Bu bağlamda Epic Games'in iş modeli, şirketin müşterilerle uzun bir süre etkileşime girmesini gerektirirken, Electronic Arts'ın sadece ilk satışı yapması gerekiyor. Böylelikle iş modelleri, tamamen stratejik ve düşünülen hedefe ulaşmak üzerine tasarlanır.

Aynı zamanda bir iş modeli tasarlarken olası tuzaklara dikkat etmek de gerekir. Uygun fiyat koyulmaması, yanlış müşteri hedeflemesi, iş modelinin yanlış ürün özelliklerini vurgulayacağı anlamına gelir. Bir iş modelindeki her varsayımın tek tek kontrol edilmesi ve olası yanlışlıklarda üzerlerine yeniden düşünülmesi gerekir. Peki başarılı bir iş modeli nasıl oluşturulur?

1. İşinizi değerlendirmek için bütünsel bir bakış açısı geliştirin

Müşteri içgörüsü ve tasarım odaklı düşünme yoluyla yeni değer önerileri tasavvur edin. Bu bütünsel görüş, sahada tasarım araştırması yapılarak tüm değer zincirini ve tüm paydaşları haritalandırma yoluyla elde edilebilir. Dijital teknoloji ile değer yaratmanın tüm fırsatlarını ancak böyle bütüncül bir bakış açısıyla tanımlayabilirsiniz.

2. Önce sistemi tasarlayın

Yalnızca bağlantılı ürünlerini düşünmekle kalmayıp dijital platform fırsatlarını da düşünün. Hemen hali hazırda olan bir işle uzantılı yeni bir ürün geliştirmeye atlamak yerine önce, öngörülen değeri sağlamak için gereken ekosistemi hesaba katın. Bu, ürünün bir sistem içerisinde hangi rolü oynaması gerektiğini tanımlamayı mümkün kılar ve gerçek ürün geliştirme sırasında daha akıllı stratejik seçimlere izin verir.

3. Yenilikçi bir organizasyon oluşturun

Çalışanlarınızın dijital yetkinliklerine yatırım yaparak ve doğru kültürü oluşturarak ekibinizin sürekli olarak dinç kalmasını sağlayın. Yalnızca doğru kültür, süreçler ve doğru insanlardan oluşan bir kuruluş, hiç bitmeyen inovasyon sürecini devam ettirebilir çünkü inovasyon tek seferlik bir durum değil, süreklilik arz eden bir düşünme ve çalışma biçimidir.

4. Bir hizmet tasarımı yaklaşımı benimseyin

Her geçen saniye gelişen ve değişen dijital dünyada, müşterinizle farklı şekilde etkileşim kurmak için eşsiz bir fırsatınız bulunuyor. Bir hizmet tasarımı yaklaşımı, bir şirketin müşterilerine hangi dijital çözümü getirmesi gerektiğini görmeye yardımcı olur. Çünkü sonuçta sizin için asıl önemlii olan sattığınız ürün değil, çözdüğünüz problemlerdir.

5. Minimal ve Uygulanabilir Ürünler Ortaya Koyun

Ürün sahaya sürüldükten sonra inovasyon, yenilik ve gelişme süreci devam ederken; gündemi takip eden, çağa uygun ve güncellenebilen bir MVP yapabilirsiniz. Bu sizler için yeni şeyler öğrenmeyi kolaylaştırmakla beraber gelecekte neler yapacağınız hakkında size fikir vermeye yardımcı olur.

Oluşturulan bu iş modeli şirketinizin başarısı için neden kritiktir?

Bir şirketin iş modeli, hem kısa hem de uzun vadede önemli bir başarı faktörüdür. İyi bir model, temel müşteriyi, sıkıntılı noktalarını ve belirli ürün veya hizmetlerin bu sorunları nasıl çözebileceğini tanımlar. En iyi ve en yıkıcı şirketler, yalnızca harika ürünler oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda ödeme yapan müşterileri çözümlerine bağlayan bir iş modeli de ortaya koyar.

Ancak elde edilen başarı, yalnızca bu şirketlerin seçtiği nihai modelle değil, aynı zamanda bu modelin ürünleri ve müşterileri için benzersiz bir şekilde kendilerine ait olduğu gerçeğiyle gelir. Yani harika bir iş modeli, müşteriler tarafından benimsendiği takdirde şirket için önemli bir rekabet avantajı sağlar.

İş modelleri, bir şirketin geleceği için bir plan niteliği taşıyabilir ancak bu planlar elbette statik yani durağan değildir. Şirketler müşterilerini, sundukları işlerin değerini ve rekabetçi ortamı daha iyi anladıkça iş modelleri zaman içinde gelişir. Bu bağlamda iş modeli, bir nevi söz niteliğindedir. O an için ve sonrasında pazarın ihtiyaçlarını karşılayan, eyleme geçirilebilir ayarlamalar yapma taahhüdüdür.

Günümüzde öne çıkan başarılı iş modelleri

Şimdiye kadar iş modellerinin ne olduğundan, temel bileşenlerinden, başarılı bir modelin nasıl oluşacağından ve öneminden bahsettik. Biraz da günümüzde başarısıyla adından söz ettirmiş birkaç başarılı iş modeli inceleyelim.

  • Hizmet (abonelik) işi

Hizmet şirketleri, bir ürün veya hizmeti tek seferlik satmak yerine, bir abonelik veya devam eden hizmet modeliyle çalışır ve bu süreçte müşterilerinin daha yakından anlaşılmasını sağlar. Örnek olarak, içerik oluşturucuları Netflix ve Disney'i karşılaştıralım. Disney bir film yapar, sinemalarda yayınlar ve film ya gündem olur ya da normal seyrinde ilerler. Tam olarak kaç kişinin izlediğini ve bu izleyicilerin ne kadar beğendiği tam manasıyla anlaşılmaz. Buna karşılık Netflix, son derece yakın bir müşteri ilişkisine sahiptir ve tam olarak kaç kullanıcının bir filmi veya diziyi izlediğini, yarıda bırakıp başka bir şey izleyip izlemediklerini, daha sonra aynı başrolde daha fazla içerik izlemeye devam edip etmediklerini anlar.

  • Sosyal/Otantik iş

Alt-üst ilişkileri, bir diğer tanımla hiyerarşileri ve sonu gelmeyen resmi toplantılarıyla geleneksel, kurumsal iş modeli günden güne değişiyor. Bu günlerde müşteriler markanın arkasındaki insanları daha yakından görmek isteyip bir işletmeye gerçekten bağlanmak istiyorlar. Daha önceki zamanlarda şirketlerin ve daha özel olarak onlar için çalışan kişilerin, kişisel bakış açılarını dile getirmekten veya iş dışında şirket hakkında konuşmaktan nasıl caydırıldığını hatırlıyor musunuz? Bu artık modası geçmiş bir çalışma şeklidir.

Günümüzün özgün işletmeleri, fikirlerini paylaşıyor ve değerlerini savunuyor. Tipik olarak, şirketin CEO’su sosyal medyada aktif bir şekilde yer alıyor ve çalışanlar aktif olarak marka elçileri olmaya teşvik ediliyor. Ve en önemlisi, markanın kendisi, hedef kitleyle gerçekten bağlantı kuran güçlü bir marka mesajıyla canlı ve ilgi çekici bir sosyal medya varlığına sahip olmaya çalışıyor. Bunlara günümüzden örnek verecek olursak özgün olarak tanıtabileceğimiz markaların başında gelen Adidas, Apple ve Lego diyebiliriz.

  • Çalışan merkezli iş

Her geçen gün şirketlerdeki çalışma şekilleri değişiyor. İnsanlar işlerinde daha göçebeler ve “yaşam boyu iş” günleri artık gerçekten geride kalmaya başlıyor. Başarılı olmak için şirketlerin hala harika insanlara ihtiyacı var ancak bu insanları cezbetmenin yolları değişiyor. “İşletme ekonomisi” adı verilen bu kavram söz konusu dönüşümde büyük bir rol oynuyor çünkü işletmelere birçok alanda harika bir ekip oluşturma olanağı sağlıyor. Yani sadece geleneksel olan, tam zamanlı, sürekli çalışan insan tipleri giderek seyrekleşiyor. Bu nedenle işletmeler, insanların gelip gitmesi ve aynı anda birden fazla şirkette çalışması durumunda giderek daha fazla mutlu oluyor.

6 Tuhaf Ama Bir O Kadar Başarılı Girişim Fikri
Arkadaş ortamında, başarılı bir girişimin ardından pek çok kez “Benim aklıma gelmişti.” dendiğine şahit olmuşuzdur. Bu listede ise akla gelse bile başarıya ulaşması şaşırtan girişimleri barındırıyor.

Bu değişen ortamda, şirketlerin çalışan odaklı hale gelmesi hayati önem taşıyor. Bu, insanlara çalışmak için çekici bir yer, esneklik, büyümek için alan ve kariyerlerini geliştirmek için araçlar sunmak anlamına geliyor. Teknoloji devi Google, böyle bir işletmenin en iyi örneği olarak karşımıza çıkıyor.