Şahane bir tarım ve teknoloji girişimiyle tanıştırmak istiyoruz sizleri: Kybele’s Garden. Türkiye'nin ilk biyoponik tarım girişimi; ilhamını doğadan gücünü ise mikroalglerden alıyor. Biyoponik Tarım ile geleceğin hem karbon negatif hem de su ve hasat verimliliği yüksek teknolojisini inşa ediyor, sürdürülebilir tarım ve gıda çözümleri sunuyorlar.

Aygen Savaş Alkan bu fikrin ve girişimin kurucusu ve şu anda lideri konumunda. Aygen Hanım ODTÜ Kimya Mühendisliği mezunu Kimya Yüksek Mühendisi, daha öncesinde girişimcilik tecrübeleri de olan günden güne büyüyen bir ekibe sahip. Kendisinin sözleriyle, biyoponik sistemlerde çok daha etkin ve yararlı mikroalg ile tarım ürünlerinin aynı anda üretimini yapan bu harika girişimi daha yakından tanıyalım!

1. Öncelikle Kybele’s Garden nedir? Bunu biraz bize aktarabilir misiniz?

Türkiye’nin ilk biyoponik tarım girişimi olan Kybele’s Garden, tarım ürünleri ile mikroalgleri eşzamanlı olarak yüksek su ve hasat verimliliğiyle yetiştirir. Geleceğin sürdürülebilir gıda üretim sistemlerini kurmayı ve yosun bazlı karbon negatif, çevre dostu ürünlerle sürdürülebilir tarım, gıda ve kozmetik çözümleri üretmeyi hedeflemektedir.

Kybele's Garden mikroalg ve tarım ürünlerini klasik topraksız tarıma göre 2 kat daha hızlı hasat ediyor.

2. İlk olarak tarıma ve bu konudaki gelişmelere ilginiz nasıl başladı? Girişim fikriniz nasıl ortaya çıktı ve girişimcilik serüveni sizin için nasıl ilerliyor hikayenizi dinlemek isteriz.

Girişimcilik geçmişimin başlangıcı üniversite yıllarıma dayanıyor. Erken dönemlerimde özellikle sosyal girişimcilik alanında bazı çalışmalar yaptım. Profesyonel meslek alanıma ek olarak sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi ve interdisipliner tasarım konularında da kendimi geliştirmeye çabaladım.

Sonrasında akademik olarak devam ettiğim kariyerimin yeniden bir girişimci olarak ilerleyebileceği düşüncesi ile sürdürülebilir ve zehirsiz bir dünya vizyonuma uygun şekilde algler konusunda çalışmalara başladım. Mikroalgler ile pek çok sektöre hitap eden çözümlerin söz konusu olması ilgimi çekerken, biyoponik tarım konusunda alg odaklı incelemeleri sürdürdüm ve Kybele’s Garden şekillenmeye başladı.

Her geçen gün yosunların muhteşem doğaları ile daha fazla yakınlaşmam, girişim serüvenimin de her an yeniden heyecanla dolmasına sebep oluyor. Umuyorum ki bu serüven tüm paydaşlarımız için güzel sonuçlara vesile olur.

3. Bu serüvende kırılma noktası olarak gördüğünüz durumlar yaşadınız mı?

Kybele’s Garden’ın günümüze varan bir yıllık yolculuğunda dönüm noktaları diyebileceğim üç önemli gelişme bulunuyor. Bunlardan ilki Teknolojide Kadın Derneği tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı himayesinde düzenlenen “Tarımda Kadın Liderler” yarışması. Bu yarışma sonucunda aldığımız derece ile hem Kybele’s Garden ilk defa sürdürülebilir tarım ekosisteminde anılmaya başladı hem de yarışma sonucunda TAGEM’den Araştırma-Geliştirme faaliyetleri konusunda destek almaya hak kazandık.

Kybele's Garden 7 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine hitap ediyor.

Ardından ODTÜ Teknokent ve ReDis Innovation işbirliğindeki BİGG Bio konsorsiyumu ile başvurduğumuz TÜBİTAK 1512 BİGG desteğine hak kazandık ve “Mikroalg Tabanlı Biyoponik Tarım” projemiz ile ODTÜ Teknokent bünyesinde şirketleşme sürecimizi tamamladık.

Son olarak da Avrupa Birliği destekli EIT Food programlarından, Türkiye’de Impact Hub İstanbul, Foodback ve Topraktan partnerliğinde gerçekleştirilen Empowering Women in Agrifood (EWA) kapsamında 6 aylık kuluçka sürecini tamamladık ve Demo Day sonucunda 2.lik ödülüne hak kazandık. EWA süreci, öğrendiklerimiz ışığında ve sürecin ödül ile sonuçlanmasıyla da birlikte Kybele’s Garden için çok net bir kırılma noktası oldu.

4. Global pazarda ivmeli bir şekilde gelişmekte olan bir alan ve güçlü markalarla mücadele ediyorsunuz. Kybele’s Garden olarak sizi farklılaştıran noktaların neler olduğunu düşünüyorsunuz? Sizi siz yapan detay nedir?

Kybele’s Garden mikroalg bazlı biyoponik tarım çalışarak hem mikroalg hem de tarım ürünleri pazarlarında büyük ve önemli markalardan halihazırda farklılaşarak yola çıkmış bir çözüm öneriyor. Eş zamanlı simbiyotik – yani karşılıklı biyolojik yarar – ilişkileri ile hem mikroalglerin hem de tarım ürünlerinin mevcut örneklerinden fonksiyonel içerik yönünden daha kaliteli olması sağlanıyor.

Böylece biyoponik tarım çözümlerimiz ile hem mikroalgler için yeni bir segment yaratıyor hem de tarım ürünlerinin daha verimli yapıları ile önemli bir etki ortaya koymasını öngörüyoruz.

5. Şu anda girişim olarak hangi aşamadasınız? İlerleyiş sürecinde hangi aşamalardan geçiyorsunuz?

Kybele’s Garden şu an itibariyle erken aşama bir girişim ancak hızlı büyüyen bir girişim olduğunu belirtmek isterim. Aldığımız hibe ve ödüller ile şirketin kuruluşundan bu yana iki ay içerisinde aktif büyüklüğü 4 katına çıkmış durumdadır. Alg bazlı teknolojiler ile pek çok sektöre çözüm ve ürünler üretme yolunda çalışmalarımıza devam ediyoruz ve girişimimizin vadettiği gelecek potansiyelinin de fark edilmeye başlaması bizi mutlu ediyor.

Büyüme yolunda hem hibe, destek programları ile projelerimizi devam ettiriyor hem de süreci ivmelendirmek ve vizyonumuzu paylaşan ortaklarla işbirliği yapmak için yatırım görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Büyüme stratejimiz konusunda da hedeflerimizi OKR (Objective Key Results) sistemi ile entegre bir şekilde yönetiyoruz. Gerek ekibimizdeki çalışan sayısı gerek alg bazlı farklı ürün gamlarında faaliyete geçen projelerimizin sayısı olsun, pek çok hedef koymuş durumdayız. Hedeflerimiz ışığında da artarak, büyüyerek ilerlemeye devam ediyoruz.

6. Kybele’s Garden ekibini nasıl bir araya getirdiniz?

Ekibimizin Kybele’s Garden’ın doğduğu günden bu yana bilgi paylaşımı ile büyüdüğünü söyleyebiliriz. Şu an için ekibimiz ODTÜ mezunu kimya mühendisliği ve çevre mühendisliği ile On Dokuz Mayıs Üniversitesi ziraat mühendisliği mezunlarından oluşuyor. Ege Üniversitesi, TAGEM ve Auburn üniversitesinden değerli danışmanlarımızın da desteğine gerektiği durumlarda başvuruyoruz. Ayrıca ekibimiz her geçen gün büyüyor ve ekibimizi yeni hayal ortaklarıyla büyütmek adına görüşmelerimizi aktif bir şekilde yürütüyoruz.

Kybele's Garden kurucusu Aygen Savaş Alkan

Genel olarak dinamik, yenilikçi, öğrenmeyi seven, cinsiyet eşitliğine dayalı ve interdisipliner bir ekip dengesi kurmaya odaklanıyoruz. Farklı altyapı ve bakış açılarından beyinlerin bizi zenginleştireceğine inanıyoruz, bu yüzden bünyemize benzer değil farklı profillerde ekip arkadaşları dahil etmeye çabalıyoruz.

7. Kybele’s Garden nasıl bir çalışma ve şirket kültürünü benimsiyor ?

Şirketimiz yeni normal olarak ifade ettiğimiz dünyaya hazır ve her an değişime adapte olabilecek yalınlıkta yapılanma gayretinde. Yalnızca ülkemizde değil dünya genelinde yeni nesil kabul edilen ve yalnızca çalışan değil tüm paydaşları kapsayan etkin uygulamalar ile tatmin edici bir kültür yaratma arzusundayız. Canlı bir organizma olarak gördüğümüz firmamızın, ihtiyaç ve taleplere çevik çözümler sunduğu, öğrenen ve etki yaratan, sosyal farkındalığı yüksek yapısı ile varlık göstermesi en önemli kabul ettiğimiz stratejik hedeflerimizden biri. Esnek istihdam şartlarının yanı sıra paydaşlarının gelişimine önem veren iş ortamı ile firmamıza hedef listesinde koyduğumuz ‘Dünyanın En İyi İşverenleri’ arasına girme misyonumuzun bu konu hakkındaki hassasiyetimizi hissettireceği kanaatindeyim.

8. Yakın gelecekte sektördeki gelişmelerin global ve lokal perspektiflerde nereye gideceğini düşünüyorsunuz?

Hayatımızı alglere borçlu olduğumuzu hiç düşünmüş müydünüz? Mikro su yosunlarından metrelerce uzanan makro yosunlara kadar geniş bir aileye sahip olan algler atmosferdeki oksijenin %75’ini üretiyorlar. Dolayısıyla Dünya’da solunabilir bir hava olmasının etkin nedeni alglerdir. Üstelik gübre, yem, fonksiyonel gıda, antioksidan, biyoyakıt, kozmetik gibi pek çok sektörde önemli bir yere sahipler ve çevre dostu çözümler sunuyorlar.

Kybele's Garden sitesine gelen okuyucuları şu sözlerle karşılıyor: "Biyoponik Tarım ile geleceğin hem karbon negatif hem de su ve hasat verimliliği yüksek teknolojisini inşa ediyor, sürdürülebilir tarım ve gıda çözümleri sunuyoruz." Kaynak: Pexels, Matt Hardy

Globalde alg bazlı ürün ve teknolojilere yönelimin her geçen gün arttığını gözlemliyoruz. Türkiye’de ise yosun bazlı teknolojilerin daha fazla yaygınlaştırılması gerektiği kanısındayım. Kybele’s Garden olarak biz de hem lokalde hem de globalde yosun bazlı ürünler ile etki odaklı, sürdürülebilir ve rejeneratif ürün ve teknolojilerin geliştirilmesinde öncü paydaşlar arasında olma yolunda çalışıyoruz.

9. Sizin için başarı kıstası nedir? Size göre Kybele’s Garden ne zaman başarılı bir girişim olacak?

Bu sorunun “Kybele’s Garden” kültüründe ancak çok boyutlu olarak cevap bulabileceğini düşünüyorum. Elbette bilimsel çıktılar, buluş süreçleri, potansiyel müşteri temasları, çalışan refahı, şirket büyüme hızı gibi konularda pek çok hedef koymuş durumdayız. Bununla birlikte, bir etki girişimi olmamız itibariyle özellikle yarattığımız çevresel ve sosyal etki yönünden dinamik hedeflerimiz var. Dolayısıyla etki odaklı hedeflerimize ulaştığımızda hedefleri fizibilite çerçevesinde daha ileri taşıyarak her zaman daha iyisinin mümkün olduğu vizyonuyla ilerliyoruz.

10. Pandemi süreci bize çok fazla şey öğretti ve öğretmeye devam ediyor sizce bu süreç girişim olarak sizi hangi yönlerden etkiledi? Siz bu konularda nasıl aksiyonlar aldınız?

Kybele’s Garden pandemi sürecinde doğmuş bir girişim. Hepimizin de gözlemlediği üzere pandemi süreci pek çok yönden küresel etkiler yarattı. Bir yandan dijital dönüşüm entegrasyonunun ivmelenmesiyle sonuçlanırken bir yandan da çevresel krizlerin artık yaklaşmakta olan değil içerisinde bulunduğumuz bir süreç olduğunu her geçen gün daha da güçlü bir şekilde hissettirdi. Bu kriz etrafında insanlığın harekete geçmek için bekleme şansının kalmadığı bilim dünyası tarafından çok uzun zamandır belirtilse de daha büyük kitlelerde farkındalık yarattı.

Ek olarak, pek çok yönden zorlayıcı bir dönem olan pandemi; işletmeler için “yılmazlık” performansının da ne kadar kritik olduğunu bize göstermiş oldu. Bu süreçten hem birey hem de girişim seviyesinde pek çok şey öğrendik ve ilerleyişimizi gözlemlerimiz ışığında şekillendirmeye çabalıyoruz. Kybele’s Garden olarak “Kötümser Olmak İçin Çok Geç” bakış açısıyla hareket ediyor, çözüm ve dönüşümün bir parçası olma yolunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.