Stagflasyon; durgun ekonomik büyüme, yüksek işsizlik ve yüksek enflasyonun bir birleşimidir ve zayıf ekonomilerde meydana gelir. Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir. Stagflasyon dönemlerinde işsizliği azaltmak için genişletici iktisat politikaları uygulandığında uzun dönemde işsizlik oranı düşmediği gibi enflasyonu da hızlandırdığı gözlenmiştir.

Ekonomistler, Merkez Bankası'nın faiz indirimi karşısında ciddi değer kaybına uğrayan Türk ekonomisinin stagflasyon yaşayacağının kesin olduğunu dile getiriyor.

Ekonomist Atilla Yeşilada’nın Youtube kanalında yayınladığı videoda Türk ekonomisinin geleceği ile ilgili oldukça karamsar konuşmuş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) yaptığı faiz indirimini "öldürücü hata" olarak yorumlamıştır. "TCMB'nin, Erdoğan'ın direktifiyle aldığı faiz kararı sadece döviz ve enflasyonu etkileyecek bir sorun olmaktan çıktı. Artık Pandora'nın Kutusu açıldı." ifadelerini kullanmıştır.

Prof Dr. Özgür Demirtaş da sosyal medya üzerinden "Faiz düşünce enflasyon patlar. Faiz kendiliğinden değil de emirle düşünce: Dolar, Euro, Altın, Emlak, Arsa... Her türlü mal fiyatı fırlar. Öyle olunca bunları elinde tutan zenginler daha zengin, malı mülkü olmayan fakirler daha fakir olur." yorumunda bulunmuştur.

Ayrıca Özgür Demirtaş, stagflasyon kavramını şu şekilde açıklamıştır:

Stagflasyona sebep olan etkenler nelerdir?

Genel olarak yanlış ekonomik politikalar ve yüksek oranda işsizliğin artması ile beraber borçların yükselmesi, ülke çapında stagflasyon yaşanmasına sebep olabilmektedir. Bununla beraber enflasyon artışı ve faiz oranlarındaki değişiklik, stagflasyonu daha da şiddetlendirir. Özellikle ihracatın önemli oranda düşmesi ve ithalatın da yüksek noktaya çıkması, bu krizin en önemli unsurları içerisinde yer alır. Ekonomik politika ile beraber enflasyonla hem de işsizlikle mücadele, ülkeleri oldukça zora sokabilmektedir.

Stagflasyon kavramı nasıl ortaya çıktı?

Stagflasyon kavramı ilk olarak 1965 yılında, İngiltere'de Birleşik Krallık Muhafazakar Partisi'nin ekonomik sorunları sözcüsü Lain Macleod tarafından İngiltere ekonomisinin durumu hakkında konuşmasıyla tanıtıldı. O yıllarda Macleod, İngiltere'nin içinde bulunduğu ekonomik ortamı ifade etmek üzere sadece bir tarafta enflasyon ya da diğer tarafta durgunluk değil, daha kötüsü olan her ikisinin bir arada olduğu “stagflasyon” durumundan bahsetmiştir.

1965 yılında ilk kez dile getirilen stagflasyon kavramı, ABD’de 1970’lerde yaşanan petrol krizini takip eden durgunluk dönemini tanımlamak için tekrar kullanıldı ve bu kavram günümüze kadar geldi. Enflasyon 1973'de iki katına çıkarken, 1974'de çift haneli rakamlara ulaşmıştı. Stagflasyon, sadece ABD’de değil Avrupa ülkeleri de başta olmak üzere birçok ülkede dünyanın yeni ekonomik hastalığı olarak varlığını hissettirmişti.