Teknoloji devi Twitter, Ocak-Haziran 2021 döneminde hükümetlerden gelen içerik kaldırma talepleri sayılarını açıkladı. Açıklamada, söz konusu dönemdeki yasal taleplerde rekor düzeyde başvuru olduğu söylenirken, en çok başvuru yapan ilk beş ülke arasında Türkiye de bulunuyor. Twitter'a Çin ve Kuzey Kore de dâhil bazı ülkelerde hali hazırda erişim bulunmuyor.

Hükümetlerden gelen yasal talepler açısından raporda ele alınan altı aylık Ocak-Haziran arası dönemde Twitter, 196 bin 878 hesaptan içeriğin kaldırılması için toplamda 43 bin 387 yasal talep aldı. Söz konusu hesap sayısının, Twitter'ın şeffaflık raporlarını yayımlaya başladığı 2012 yılından beri ulaşılan en yüksek sayı olduğu açıklandı. Şirket, aynı zamanda içerik kaldırılması talebi sayısı olarak da rekor kırıldığını belirtti.

En çok talepte bulunan ülkelerin sırasıyla; Japonya, Rusya, Türkiye, Hindistan ve Güney Kore olduğunu belirten şirket, taleplerin yüzde 54’üne yanıt olarak hesap sahiplerinden bildirilen içeriğin bir kısmının veya tamamının kaldırılmasını istediğini duyurdu.

Twitter 2021'in ilk altı aylık dönemindeki taleplerden yüzde 54'ünde, bildirilen içeriğe belli ülkelerde erişimi durdurduğunu ya da kullanıcılardan bu içeriği kısmen veya tamamen kaldırmalarını istediğini belirtti.

Twitter'ın bir önceki altı aylık verileri, 131 bin 933 hesaptan içerik kaldırılması için hükümetlerce talepte bulunulduğunu gösteriyordu. Açıklanan son sayı, geçen yılın ilk yarısından yaklaşık yüzde 50'lik bir artış ortaya koyduğunu gösteriyor.

Hükümetlerin talep sayısıysa 38 bin 524'ten 43 bin 387'e yükselirken talep sayısı yıllık bazda yüzde 2,8 artış gösterdi.

Twitter’ın küresel kamu politikasından sorumlu başkan yardımcısı Sinead McSweeney, "Dünya genelinde hükümetlerin içeriklere müdahale etme ve kaldırma girişimlerinin giderek arttığı şu dönemde, daha önce görmediğimiz sayıda taleple karşılıyoruz." dedi.

Disney Plus, bu yaz 42 ülkede lansman yapmaya hazırlanıyor
Önümüzdeki yaz 42 ülke ve 11 bölgede genişleme gösterecek olan platform rakipleri arasında farkı kapatma hedefinde.

McSweeney aynı zamanda bu durumu, "mahremiyet ve ifade özgürlüğüne yönelik bir tehdit" ve "tüm dikkatlerini vermeleri gereken, son derece endişe verici bir eğilim" olarak tanımladı.